Probiyotikler

Probiyotikler

Bu haftada ben “probiyotik”ler hakkında sizlere bilgi vermeye çalışacağım.


Bir çok kişi prebiyotik ve probiyotik bakterilerinin aynı olduğunu düşünüyor. Aslında birbirlerinden çok farklılılar ve insan bedeninde farklı görevleri olmakla beraber, birbirleri ile tam uyum içinde olduklarında sindirim sistemimize harika katkılarda bulunuyorlar.


Probiyotik sözcüğü, eski Yunanca'da “yaşam için” anlamına gelmektedir. Probiyotik teknik tanımı ise bağırsak borusunda yaşayan faydalı iyi bakteri diye tanımlanan canlı mikro-organizmalardır. Prebiyotikleri yiyerek beslenirler ve çoğalırlar.


Laktik asit bakterilerine ve bu bakterilerle fermente edilen gıdalara atfedilen olumlu sağlık etkileri uzun zamandır bilinmektedir. En bilinen probiyotik bakteriler Lactobacillus acidophilus (en çok yoğurt ve diğer süt ürünlerinde bulunur) ve Bifidobacterium olmakla beraber bunlarla sınırlı değildir. Bacillus cereus, Clostridium butyricum ve Saccharomyces boullardii ve daha bir çok bakteri probiyotik olarak sınıflandırılırlar. Yine de bir mikro-organizmanın probiyotik olarak kabul edilebilmesi için sağlık yararlarının olması, suş tanımına uygunluğu ve diğer karakteristik özelliklerin olması gereklidir.


Probiyotik kültürler, doğal bağırsak florasını olumlu yönde değiştirerek insan veya hayvan sağlığı üzerinde yararlı etkiler yaratan tek ve/veya karışık kültürler olarak tanımlanmaktadır. İlk kez 1908 yılında Elle Metchnikoff tarafından ortaya atılan ve Lactobacillus spp. içeren fermente süt ürünlerini tüketen bireylerde sağlıklı yaşam süresinin uzadığına yönelik teori, probiyotik organizmaları bilim dünyasının ilgi odağına oturtmuştur. Son 10-15 yıldır bağırsak mikroflorası ile sağlıklı yaşam arasındaki ilişki üzerine çalışmalar yoğunlaşmıştır ve bu çalışmalar sonucunda sindirim sistemimizin bakteri dengesi ile sağlıklı beslenme ve sağlıklı yaşam arasında doğrudan bir ilişki olduğu netlik kazanmıştır. Stresli yaşam tarzları olan tüketicilerin sağlıklı beslenme farkındalığının artması, sağlığa destek olabilecek fonksiyonel gıdalarında tüketiminin artmasına ve tercih edilmesine yol açtı.Probiyotik ve prebiyotikten zengin besinlerde bu farkındalıkla beraber bilimsel araştırmaların da desteğiyle ilgi odağı haline geldi.


Araştırmalar gösteriyor ki, sindirim sistemimizdeki probiyotik miktarının artması zararlı patojenlerin yok edilmesine, bağışıklık sisteminin güçlenmesine destek olduğuna, bir çok enfeksiyon ajanına karşı dayanıklılık sağladığını gösteriyor. Şimdiye kadar kanıtlanmış en iyi etkisi ise Rota virüsüne karşı koruma ve iyileşmede destek olmasıdır. Bunun yanısıra kolesterolu düşürücü etkisi, laktoz intoleransını azaltıcı etkisi, antibiyotikin olumsuz etkilerini giderme, anti-kanser etkisi, vücuttaki asiditeyi dengelemeye katkısı gibi bir çok farklı konuda da sağlığa önemli etkileri bulunmaktadır.,


Doğal olarak tüketebileceğimiz probiyotikler:


Yoğurt

Ekşi Mayalı Ekmek

Kefir

Su Kefiri

Şalgam

Kvass

Kombucha

Lakto-fermente Turşular (Sirkesiz)

Sauerkraut

Uzun fermente edilmiş peynirler (Eski kaşar, Kars Gravyeri, İzmir Tulumu gibi)

Miso

Kimchi

Tempeh


Umarız bu yazılar sizlerin probiyotik ve prebiyotik hakkında bir miktar fikir sahibi olmanıza yardımcı olmuştur.Bundan sonra arkadaşlarımla beraber bu besinleri evde nasıl yapabileceğimize dair reçetelerde paylaşacağız. Keyifli haftasonları dileriz..


Fotoğraf: Timolina

Yazar Hakkında

Devrim

Biraz beyaz yakalı, biraz spiritüel, biraz ev kadını, biraz aşçı çokça ekmekçi.

Sıradaki Yazı

Kombucha ile Tanışalım mı?

Kombucha adını ben duyalı bir kaç sene oldu. Ne olduğunu anlatsalarda tasavvur edip algılamam biraz zaman almıştı.

IGO ile hazırlandı.